Bizi takip edin

Dünya

Batı Sahra’da ‘Ralli’ gerilimi

->

-> 211

Fas’ın Moritanya ve Cezayir sınırında yer alan Batı Sahra’dan geçen 2018 Afrika Race Rallisi için kendilerinden izin alınması gerektiğini açıkladı. 2 Ocak’ta Fas’ın Nador kentinden başlayıp 14 Ocak’ta Senegal’in başkenti Dakar’da sona ermesi planlanan ralliyle ilgili organizatörlerin kendilerinden izin almadığı gerekçesiyle Batı Sahra’dan geçişlere müsaade edilmeyeceği belirtildi. Polisario Cephesi’nin kısa süre önceki açıklaması gözlerin yeniden bu bölgeye çevrilmesine neden oldu.

BM Fas Daimi Temsilcisi Ömer Hilal, bölgede tehlikeli gelişmelerin yaşandığını belirterek, “Polisario Cephesi, 3 Ocak’tan bu yana BM’nin kontrolündeki tampon bölgede bulunan Kerkerat kentinde boy göstererek provokasyon yapıyor. 1991’de yapılan ateşkes anlaşmasına sadık kalınmasını ve Polisario Cephesi’ne bağlı unsurların bölgeden çıkmasını talep ediyoruz” açıklamasında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise, “Bölgede yaşanan tehlikeli gelişmelerden dolayı derin endişe duyuyorum. Tarafları, sivillerin ve ticari faaliyetlerin engellenmemesi yönünde çaba göstermeye davet ediyorum” dedi.

Batı Sahra

10’uncu yüzyıldan itibaren Arap Yarımadası’ndan gelen Müslüman Arap nüfusun yaşadığı Batı Sahra, Fransa ve İspanya’nın işgaline kadar yerel yöneticiler tarafından Fas Krallığı’na bağlı olarak yönetildi. İspanya tarafından 1884 yılında sömürgeleştirilen bölgede yaşayan yerel halka Sahraviyyun (Sahralılar) halkı deniliyor. Sahralılar, komşu ülkelerde olduğu gibi etnik köken olarak Arap ve Amaziglerden oluşuyor. Batı Sahra bölgesiyle beraber Fas’ın kuzey kesimini de sömürgeleştiren İspanya, 1934 yılında “İspanya Sahrası” adıyla bölgeyi kendine bağlı bir vilayet ilan ettiğini duyurdu. İspanya sömürgesine karşı 1970’te başlayan ayaklanmalar, 3 yıl sonra Mustafa Seyyid önderliğinde Polisario Cephesi’nin kurulması ile yeni bir sürece evrildi. İsyan, Polisario Cephesi’nin bağımsızlık talebi ve silahlı mücadelesiyle devam etti. Polisario Cephesi, bölgenin bağımsızlığı için ilk fırsatı Uluslararası Adalet Divanı’nda elde etti. 1975 yılında toplanan Uluslararası Adalet Divanı, Batı Sahra halkının “kendi kaderini tayin etme hakkı” olduğunu ilan etti.

Uluslararası Adalet Divanı’nın kararı üzerine İspanya, bölgede referandum yapmayı önerdi ve çıkacak sonuca bağlı kalacağını taahhüt etti. Referandum kararı alınmasının ardından dönemin Fas Kralı 2’nci Hasan, yüz binlerce Faslının bölgeye girmesinin önünü açan “Yeşil Yürüyüş” emrini verdi. Bunun üzerine referandumdan vazgeçen İspanya, Kasım 1975’te Moritanya ve Fas ile Madrid Uzlaşması’nı imzalayarak, Batı Sahra topraklarını iki ülke arasında paylaştırdı.

İspanya’nın istemeden de olsa bölgeden çekilmesinin ardından, Batı Sahra’nın Fas ile Moritanya arasında paylaştırılmasını kabul etmeyen Polisario Cephesi, iki ülkeye karşı silahlı mücadele başlattı. Polisario Cephesi, 1976’da siyasi bir hamle yaparak “Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti”ni (SADR) ilan etti. Moritanya da 1979 yılında İspanya’nın kendisine terk ettiği topraklardan Fas lehine çıkma kararı aldı. Moritanya’nın bu kararına rağmen Polisario Cephesi, Fas’a karşı silahlı mücadeleyi sürdürdü. BM ara buluculuğunda 1991’de varılan ateşkes anlaşmasından bu yana, Batı Sahra’nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.

RABAT