Bizi takip edin

Dünya

Aslolan sokağın çizgisi

->

-> 215

İhvan’ın siyasi kolu olan En Nahda’nın koalisyonun büyük ortağı olduğu Tunus’ta, ekonomide kırılganlık sürüyor. Devrim sonrası ülkenin ayak bağı olan Nahda, kemer sıkma ve zamları protesto edenleri alışık olduğumuz bir dille suçladı

Ortadoğu’da diktatörlüklerin yıkılması sürecinin fitilini ateşleyen ayaklanmanın başladığı Tunus’ta, halkın ekonomik ve siyasi istikrar yakalayamayan iktidara öfkesi dinmiyor. AKP’yi model alan İhvan’ın siyasi kolu En Nahda ise, sokakları suçluyor.

Hükümetin Katma Değer Vergisi’nde (KDV) artışa gitmesi ve zamları durdurmamasını protesto eden Tunuslular, barikatlarda devlet güçleriyle çatışıyor. Çöp bidonları ve lastikleri yakarak devlet güçlerine karşı direniyorlar. Kemer sıkma ve zam politikasına karşı ayaklananlara saldıran devlet güçlerinin 200’den fazla kişiyi gözaltına aldığı bildirildi. Pazartesi gecesi bir göstericinin hayatını kaybettiği Manuba vilayetine bağlı Tabarba bölgesinde, polisin birkaç eve baskın düzenleyerek bazı kişileri gözaltına aldığı bildirildi. Eylemler sırasında bazı kesimler provokasyonlara imza atıyor. Bir Musevi okulu yakılmak istendi, okulda hafif hasar meydana geldi. Bugün Arap Baharı olarak adlandırılan Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki ayaklanma zincirinin ilk halkası 18 Aralık 2010’da Tunus olmuştu. 14 Oca 2011’e kadar süren isyan sonucu Zeynel Abidin Bin Ali devrildi ve kaçtı. Tunus’taki isyan Mısır, Yemen ve Libya’da da yeni dönem başlattı ve Suriye, Yemen, Bahreyn gibi ülkelere sıçradı. Tunus devrimi sonrası kurulan hükümetler ekonomiyi canlandırmada, yoksulluğu önlemede başarılı olamadı.

Ülkenin ayak bağı Nahda

Ülkenin önündeki en önemli engellerden biri İhvan’ın (Müslüman Kardeşler) Tunus’taki siyasi kolu olan En Nahda (Hizb an-Nahdah) Meclisteki 68 vekille Ulusal Uzlaşı Hükümeti’nin en büyük partisi. Nahda geçmiş radikal yönlerini törpülese de, Türkiye’deki Milli Görüş ve AKP gibi adım adım ülkeyi din devletine dönüştürme hedefi güdüyor. Nahda’nın ezilenlerin taleplerine karşı yaptığı açıklama da duruşunu özetliyor. AKP ile sıkı ilişkileri olan Raşid el Gannuşi’nin liderliğini yaptığı Nahda şu ifadelere yer verdi: “Bazı taraflardan gelen kışkırtıcı söylemler, Tunusluları birleştirmek yerine bölüyor, diyalog yerine şiddete, uzlaşı yerine kutuplaşma ve çatışmaya itiyor. Vandallık ve şiddet eylemlerini masumlaştırma çabasındaki siyasi kılıfın oluşturduğu tehlikeye dikkat edilmeli. Barışçıl ve medeni protesto girişimleriyle ilgisiz bir biçimde, erkenden başladıkları seçim hesaplarıyla, bu yaptıkları, insan hayatına ve insanların mülklerine saldırı imkânını sağlıyor.” Devrimden sonraki seçimlerde birinci olan Nahda partisi Ekim 2014 seçimlerinde birincilikten düştü. Nida Tunus (Tunus’un Sesi) Partisi birinci AKP’yi model almaya başlayan En Nahda ikinci oldu. Nida Tunus Partisi oyların yüzde 38.24’ünü alarak parlamentoda 83 sandalye elde etti. Nahda yüzde 31,33 ile 68 sandalye aldı. Şubat 2015’te de yeni hükümet 5 parti ve bağımsız teknokratlardan kuruldu. Ağustos 2016’da da yeni hükümet kuruldu. 2011 devrimi sonrası istikrar yakalanamayınca 9. hükümet Kartaca Anlaşması çerçevesinde Ağustos 2016’da Başbakan Yusuf Şahid tarafından kuruldu. Bu uzlaşı hükümeti 26 bakandan oluştu. Nisan 2017’de iktidardaki Nahda Partisi’ne muhalif 10 siyasi parti Nahda Partisi’nin baskınlığının azaltılması için “Kurtuluş ve Terakki” adı altında muhalif bir cephe kurdu. Nida Tunus Yürütme Heyeti Temsilcisi Rıza Bilhac, “Yeni cephe, mevcut siyasette kaybolan dengeyi tesis edecek” demişti.

Vergi krizi

Tunus’ta hükümet, cari açığı azaltmak amacıyla 2018 yılı bütçe yasasıyla çok sayıda kemer sıkma önlemi aldı. Yılbaşında yeni bütçe yasasının hayata geçmesinin ardından yüzde 18’lik Katma Değer Vergisi (KDV) yüzde 1 arttırıldı. Bunun yanı sıra sosyal güvenlik kesintilerinde çalışandan ve işverenden yüzde 1 artış gibi yeni vergiler getirildi. Hükümet özellikle lüks tüketim malları ile Tunuslu üreticileri korumak için ithalatın birçok kalemine de ek vergiler uygulamaya başladı. Tüm bu vergiler, piyasalarda akaryakıttan gıdaya, konuttan hizmetlere birçok kalemde zamlara yol açtı.

Hammami: Gösteriler meşru

Protestolar, Başbakan Yusuf Şahid ile muhalefetteki sol oluşum Halkçı Cephe arasında karşılıklı suçlamalara yol açtı. Şahid, olayların ardında “yolsuzluk şebekeleri ve Halkçı Cephe’nin kışkırtmalarının” olduğunu iddia etti. Şahid, şunları söyledi: “Saldırganlar tüm olayları suistimal ederek vandallık ve yağmalama için sokağa çıkıyor. Küçük çocukları kullanıyorlar. Tunus’un çıkarına değil bilakis yolsuzluk şebekelerine ve yolsuzluktan tutuklu olanların serbest kalmak için hükümete baskı kurma çabalarına, aynı şeklide yolsuzlukla mücadele sonunda zarar gören kaçakçılık şebekelerine hizmet ediyorlar. Bunlara Halkçı Cephe’nin de yer aldığı sorumsuz ve kışkırtıcı siyasiler dahil.” Parlamentoda 15 vekille temsil edilen Halkçı Cephe ise, şiddet olayları üzerinden hükümete yüklendi. Muhalefette yer alan Halkçı Cephe’nin sözcüsü Hamma Hammami, hayat pahalılığı nedeniyle gerçekleşen protestoları partisinin “meşru bulduğunu ve desteklediğini” söyledi: “Sistematik şiddet olayları aslında Halkçı Cepheyi kışkırtmakla suçlayan hükümetin işine yarıyor. İktidardaki partiler barışçıl gösterileri şiddet yanlısı şeklinde göstermeye çalışıyor.”

DIŞ HABERLER